Derya balcı YAĞMUR ZAMANI
YAĞMUR ZAMANI
Cadde boyu uzanan palmiyeler etrafımızda dans ederken görmüştüm
seni. Yanımda sevgilimle usul usul
yürüyorduk. Havadan sudan sohbet arasında
sahildeki cafede yanımıza gelmiştin. Sırnaşık bir halin vardı. Açtın.
Belliydi. Bir lokma yiyecekti tek derdin.
Ama seni anlayan bir Allah’ın kulu yoktu. Bir zamanlar bir sahibin vardı
belki de… Bunu açıkça yiyecek
isteyememenden, mahsun bakışlarından anlamıştım. Ne kadar sevimli, uysal bir
halin vardı. Sokaklar sana göre değildi. Kim sokaklarda yaşamak ister ki zaten.
Islak, soğuk caddeler…
Çisil çisil yağmur yağarken almıştım seni eve. Çok masumdun. Kendi kendime
sormuştum, sen kedileri sevmezsin ki neden alıyorsun eve? Çok da düşünmeden
kapıyı açıp buyur etmiştim seni. Bugüne kadar hiçbir hayvan girmemişti benim
evime. Ama sen hiçbiri değildin.
O günden beri can dostumsun.
Yanımdaki nefes, evimdeki neşesin.
Yağmur zamanıydı bizi bize sevdiren. Bizi sevgi damlalarıyla ıslatan,
büyüten. Sevgi yağmurları altında yürüdüğümüz cadde boyları bizim evimiz.
Sıcacık yuvamızda sen ve ben. Ayrıca dostluğumuz.
Derya balcı
KUYRUKLU ŞİİR
Uyuşamayız, yollarımız ayrı;
Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
Senin yiyeceğin, kalaylı kapta;
Benimki aslan ağzında;
Sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.
Ama seninki de kolay değil, kardeşim;
Kolay değil hani,
Böyle kuyruk sallamak Tanrının günü.
Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
Senin yiyeceğin, kalaylı kapta;
Benimki aslan ağzında;
Sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.
Ama seninki de kolay değil, kardeşim;
Kolay değil hani,
Böyle kuyruk sallamak Tanrının günü.
Orhan Veli Kanık
Haftanın
Düşündüren sözü:
“ Hayatı
yaşamanın iki yolu vardır: biri, hiçbir şeyin mucize olmadığını düşünmek,
diğeri de her şeyin bir mucize olduğunu düşünmek…” Albert Einstein
Post Comment
Hiç yorum yok